Balayında Uzak Doğu…

 

Çinhindi’nin Parlayan Yıldızı Vietnam

Güneydoğu Asya Çinhindi yarımadasının güneydoğusunda yer alan, eşsiz eko biyolojik çeşitliliğe sahip Vietnam, güneybatısı Kamboçya,  kuzeyinde Çin, kuzeybatısında Laos ve güneydoğusunda Malezya ile sınırlanmış bir ülkedir. Vietnam, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik ile tüm dünyada 25. sırada yer alır. Doğası, tarihi, kültürü, insanları ve egzotik meyveleri ile baş döndüren Çinhindi  ülkelerinden Vietnam, farklı bir balayı tatili geçirmek isteyenler için alternatif ülkeler arasında yerini almış, bozulmamış bitki örtüsü ve ekolojisi ile de seyahat severler arasında ününe ün katmıştır. 18. Yüzyıl başına kadar Çin’in egemenliği altında kalmış ülkenin tarihi, M.S. 1. yüzyıla kadar gider. Yaklaşık 1945 yılına kadar, Fransa sömürgesi altında kalan Vietnam,  1976 yılına kadar sürem savaşlarla bağımsızlığını kazanabilmiştir. Sevecen ve yardımsever insanları ile özdeşleşmiş olan Vietnam, adeta küllerinden doğmuş bir ülkedir. Ucuz olması sebebi ile de, balayı tatilcilerinin ilgisini çeken ülke, ve ılık bir iklime sahiptir.

Özellikle, UNESCO dünya mirasları listesinde yer alan antik tapınakları, kültürel farklılıkları, pagodaları, antik mezarları, saray çöküntüleri, harika pitoresk vadileri, güneyinde yer alan eşsiz plajları, cenneti andıran adaları ile, egzotik yerler keşfetmeyi seven tatilcilerin mutlaka görmesi gereken bir ülkedir. Ayrıca kukla festivalinden, fil festivaline kadar pek çok festival de, ülkeye farklı bir zenginlik katar. Tropikal iklime sahip Vietnam’da, keşfedilmeyi bekleyen birçok şehir ve doğa harikası bölge bulunmakla beraber, bunların başlıcaları;

Vietnam’ın Başkenti Hanoi

Vietnam’ın başkenti olan Hanoi şehri, ülkenin aynı zamanda da kültür başkentidir. Şehirde, ağaçlıklı geniş bulvarları ile hanedanlıktan kalan anıtlar ve kolonyal mimari yapılar, sayısı  600’den fazla  olan tapınaklar en dikkat çekici yerler olarak karşınıza çıkar. Ayrıca, Van Mieu Tapınağı, Hanoi Kalesi, St. Joseph Katedrali, Başkanlık Sarayı, Opera Binası, Milli Güzel Sanatlar Müzesi, Devrim Müzesi gibi pek çok mekân mutlaka görülmesi gereken yerler arasındadır. İade Kılıç adı ile bilinen  Hoan Kiem bölgesi ve Hoan Kiem  Gölü, şehir merkezinde yer alan, içerisinde tanrıların yaşadığına inanılan ve şehirdeki insanların uğrak yeri olan bir bölgedir.

Hanoi

Ha Long Bay

Ejderhaların yeryüzüne indiği yer anlamına gelen Ha Long Bay, ülkenin kuzeyinde 120 km. boyunca uzanan bölgeye verilen isimdir. Ha Long Bay, harika denizi, binlerce küçüklü büyüklüklü adaları, gölleri ve balıkçı kasabaları ile görülmesi gereken yerlerin başında gelir. Korsanların saklanmak için kullandıkları bir körfez olan bölge, tekne turları ile kolaylıkla ve uygun ücretler ile gezilebilmektedir. Özellikle ilkbahar ve yaz mevsimi Ha Long Bay’i keşfetmek için uygun zamandır.

Ha Long Bay

Thien Mu Pagoda, Hue

Vietnam’ın en uzun Pagoda kulesi olan Thien Mu Pagoda Hue, eski başkent olan Hue’de yer alır. İmparatorluğun gayrı resmi sembollerinden biri olan yapı, 1601 yılında inşa edilmiş ve farklı mimarisi ile gezenleri kendine hayran bırakmaktadır. Hue şehrinde gezilebilecek yerler arasında, imparator mezarları ve yapılar da şehrin dikkat çekici noktaları arasında yer alır.

 

Phu Quoc

Vietnam’ın en büyük adası olan Phu Quoc, Kamboçya sahillerinin önünde yer alan muhteşem manzarası ile turistleri kendine çeken bir bölgedir. Bozulmamış tropik ormanları, el değmemiş doğası, mercan resifleri ve doğal plajları ile ziyaretçileri kendine hayran bırakan adada, birbirinden farklı deniz canlısını keşfederek, fotoğraflayabilmeniz de mümkün.

Sa Pa Taraçaları

Çin sınırına yakın olan ve kuzey Vietnam’da yer alan bölge, pirinç tarlaları ile özdeşleşmiş ve sıcakkanlı halkı ile görülmesi gereken bir yerdir.

Mui Ne

Su sporları ile ünlenen Mui Ne, rüzgâr sörfü yapmak için uygun havaya sahip olan denizi sebebi ile son yıllarda tatilcilerin büyük ilgisini kazanmış bir bölgedir. Burada gündüzleri, dipteki kumu görebilecek kadar berrak denizine girebilir, rüzgâr sörfü yapabilir, akşamları ise doğunun gizemli günbatımını izleyebilirsiniz.

Cu Chi Tünelleri

Ho Chi Minh şehrinde yer alan Cu Chi, bölgeyi birbirine bağlayan muhteşem yer altı tünellerine verilen isimdir. Özellikle Vietnam savaşında gerillaların kullandıkları bu tüneller, tarih meraklıları için mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir.

Nha Trang

Ülkenin ikinci büyük koyu olan Nha Trang, temiz plajı ve mavinin yeşile döndüğü denizi ile dalış yapmak isteyenlere ev sahipliği yapan bir bölgedir. Deniz canlıları ile beraber yüzdüğünüzü görerek, farklı bir deneyim yaşamanızı sağlayacak, dalış esnasında, kendinizi büyülü bir atmosferde hissedecek ve hiç unutamayacağınız anlar yaşayacaksınız.

 Ne Yenir Ne İçilir 

 Tüm Uzakdoğu ülkelerinde olduğu gibi Vietnam’ da da, pirinç ve şehriye yemeklerin ana malzemeleri arasında yer alır. Sabahları pirinç makarnasından yapılmış, Pho (Fo) yenilmektedir. Tavuk suyuna atılan pirinç makarnası ile yapacağınız Pho kahvaltısı ile güne başlamak size farklı bir deneyim sunacaktır. Vietnam’da yemeklerde, deniz mahsulleri kullanımı oldukça yaygındır. Öyle ki,  Vietnam pankeklerinin içi enoki mantarı, et ve karides ile doldurularak yapılır. Farklı lezzet severlerin mutlaka denemesi gereken bir diğer yemek ise, sokaklarda ve restaurantlarda satılan kobra etidir. Uygun fiyata restaurantlarda sunulan kobra eti, yanında kobra kanı şarabı ile tadabileceğiniz lezzetler arasındadır. Ayrıca Vietnam kahvesi de tüm dünyada kabul görmüş bir lezzettir. Vietnam’da bulunduğunuz süre içerisinde kahvelerden bol bol tatmanız tavsiyelerimiz arasındadır.

 

Güney Fransa’nın Festivaller Şehri Cannes

Akdenizin pırıl pırıl parlayan güneşi ile masmavi denizinin buluştuğu Cannes, tüm dünyada, eşsiz doğası ve tarihinin yanı sıra, şehrin adı ile bütünleşmiş film festivali ile de, dikkatleri üzerine çeken bir şehir. Fransa’nın güneyinde yer alan Cannes (Kan diye okunur), yıllar önce bir balıkçı kasabasıydı. Moda dünyasının devi Channel’in kurucusu Coco Chanel sayesinde kısa bir sürede ünlenen, kum plajları ile dünya sosyetesinin gözbebeği olan bir tatil cenneti haline dönüşmüş. Cannes, tarihi, doğası ve gece hayatı ile adeta büyüleyici bir şehir. Şehre yerleşim M.Ö. 2. Yüzyılda olması sebebi ile, pek çok tarihi mekâna da ev sahipliği yapmaktadır. 16. Yüzyılda ise keşişlerin Cannes’a gelmesi ile muhteşem Katedraller ve kiliseler, mimari olarak şehre ayrı bir hava katmıştır. Fransız Rivierası’ nın Cote d’Azur bölgesinin en gözde şehirlerinden biri olan Cannes, ayrıca Nice’e yakın olması sebebi ile çok fazla turistin yer aldığı bir şehirdir. İkliminin ve sahillerinin eşsizliği ile tanınan şehirde, ayrıca, sokaklarda veya caddelerde dolaşırken, cafede, plajda veya şehrin herhangi bir noktasında dünyaca ünlü film yıldızları veya jet sosyeteden tanınmış ünlüler ile karşılaşmak da mümkün.

Kırmızı Halının Cazibesi

Özellikle yaz aylarında film festivali için gelen misafirleri ve deniz tatili yapanların ziyareti ile dolup taşan şehirde balayı tatilini geçirmek isteyenlerin özellikle tercih ettikleri Mayıs ayı, dünyaca ünlü film festivali olan Cannes Film Festivaline ev sahipliği yaparak Hollywood’un ve tüm dünyanın starlarının şehre adeta akın etmelerine sebep olmakta. Öyle ki, festival döneminde sokaklarda ünlüler ile yürüyebilir, aynı restoran veya cafelerde yemek yiyebilirsiniz. 1946 yılında Venedik Film Festivaline rakip olarak düzenlenmeye başlanmış festival, kısa bir sürede tüm dünyada beğenilmiş ve günümüzün en prestijli film festivali olarak kendini kabul ettirmiştir. Film töreninin düzenlenmesi için yapılmış kültür sarayının 24 basamaklı merdivenlerinin kaplandığı kırmız halı da yürüyen ünlüler, adeta şıklık yarışı ile festivale ayrı bir hava katmaktadır.

Balayınızın en güzel anlarını yaşayacağınız Cannes’da, şehrin dört bir yanında yer alan casinolar, eğlence mekânları ve gece kulüplerinde sabaha kadar eğlencenin tadını çıkaracak, gündüzleri ise deniz ve güneşe doyacaksınız. Gelirinin büyük bir kısmını turizmden karşılayan şehrin incecik kum plajı ve berrak masmavi denizi aklınızda yer edecek.

Antibes

Cannes’a varmadan, Antibes bölgesinde yer alan Pablo Picasso müzesi ve kalesi Cannes’a gidip de görmeden dönülmeyecek bir yer. Kale 16. Yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilmiş. Kaleden çıkışta deniz tarafına yürüdüğünüzde ise tarihi yapıların içerisinde Pablo Picasso’ya ait pek çok eserin bulunduğu Pablo Picasso müzesi sizleri karşılamakta. Konumu, manzarası ve binanın görkemi görülmeye değer.

Le Suguet

Cannes Old Town olarakta bilinen şehrin en eski bölgesi olan Le Suguet, Arnavut kaldırımları, tarihi binaları ile içinizi açacak cıvıl cıvıl bir bölge. Dar sokakları ile ünlü bu yerde evlerin ve sokakların duvarlarında ünlü oyuncuların resimleri bulunmakta. Ayrıca, saat kulesine kadar tırmanarak şehri kuşbakışı görebileceğiniz enfes yerlerden bir tanesi Le Suguet.

La Croisette   

Cafeler, restoranlar,bistrolar, barlar ve dünyaca ünlü  moda markalarının  mağazalarının yer aldığı sahil yolunda gezebilir, dilerseniz alışveriş yapabilirsiniz.

 Rue D’Antibes

Ünlü alışveriş caddesi olarak bilinen bu cadde alışverişin kalbinin attığı yer olarak tanınmakta. Birçok ünlü markaya ev sahipliği yapan, lüks mağazalar ile donatılmış şehirde istediğiniz markanın istediğiniz ürününü bulmanız çok kolay. Üstelik Antibes üzerinde bulunan, şarap barları, cafeler, restoranlar  ve pastanelerde günün yorgunluğunu atabilirsiniz.

Iles de Lerins

Fransız Rivierası’ nın en muhteşem koylarından bir tanesi olan Iles de Lerins’e Cannes’dan tekneyle 20 -25 dakikada gidilir. Eşsiz kuma sahip  plajında denize girebilir, Lerins adalarının en büyüğü olan San Marguerite Adası’nı gezebilirsiniz. Ada üzerinde bulunan kaleyi gezdikten sonra, şirin cafelerinde dinlenebilir, muhteşem manzarayı izleyebilirsiniz.

Ne Yenir Ne İçilir

Akdeniz mutfağından vazgeçemeyenler için Cannes’da kahvaltı ve yemeklerde Akdeniz esintileri bulmak mümkün. Özellikle deniz mahsulleri Cannes’daki restoranlarda, sıkça karşılaşılan yemekler arasında. Sarımsak, havuç ve kabak ile yapılan soupe au pistou Cannes’ın en meşhur çorbaları arasındadır. Ayrıca özel yapım peynir ve şarapları da  balayı tatilini Cannes’da geçirenlerin denemeden gelmeyin diyebileceğimiz enfes lezzetleri arasındadır.

 

Güneşli Yolun Başkenti Nice

Fransa’nın güneydoğusunda yer alan mavinin ve yeşilin birleştiği, kırmızı çatılı, âşık olunası şirin evleri, Fransızların ‘’Nice La Belle’’ yani Güzel Nice dedikleri kent.  Görenleri hayran bırakan şehir Nice, balayı tatilini geçirmek isteyenler için muhteşem güzellikte sahillere sahip. Masmavi denizi ile güney Fransa Rivierası’nın incisi olarak anılmakta. Fransa’nın 5. Büyük şehri olan Nice, Akdeniz insanlarının sıcakkanlılığı ile ünlü, turistler arasında gözde yerlerden bir tanesi. Tarihi çok eskilere dayanan şehre ilk girildiğinde, tepeden bakmanız gereken Nice kalesi, şehre ayrı bir görkem katmakta. Kaleden, şehrin tepeden çekeceğiniz fotoğrafları, şehrin eşsiz manzarasını gözler önüne serecek güzellikte. Albümünüzde mutlaka bulunması gereken ve eşinize dostunuza gösterebileceğiniz eşsiz güzellikte fotoğraflar ile bu şehir anılarınız da taptaze yer edinecektir.

Nice’in sosyal hayatının merkezi olan yerler arasında, ünlü çiçek pazarı, eski şehir, modern sanat müzesi ve ışıl ışıl aydınlatılmış binaları ile farklı atmosfere bürünen sokakları, gece gündüz insanlarla dolup taşmakta olan bu hali şehre muhteşem bir atmosfer katmaktadır.  Birçok cafe ve restoranın yer aldığı çiçek pazarında akşam yemeğinde bir kadeh Fransız şarabı tatmanın adresi tam anlamı ile bu şehirdir diyebiliriz. Şarap sonrası sahilde çıplak ayakla dolaşmak ise balayı tatilini Nice’da geçiren çifterin yaptığı bir şeydir.

Fransa’nın deniz şehri olarak anılan Nice’nin kumsalları, tatilcilerin gözde plajları arasında yer alarak, birçok ünlüye ev sahipliği yapmakta. Hollywood starlarının da sık sık tatil yaptığı şehirde, deniz kenarında göz alıcı ve farklı İtalyan mimarisi ile dikkat çeken otellerde, dünyaca ünlü starlar ile karşılaşmanız çok sıradan bir durumdur. Ayrıca balayı tatilinizi geçirebileceğiniz bu şehir de tarihi otellerde kalmakta sizler için bir ayrıcalık olarak sunulmuş imkânlardan bir tanesidir. Ve tabi ki lüks konfora sahip bu otellerde uygun fiyata kalmakta mümkündür. Şehir merkezinde bulunan Nice-Villefranche limanı, turistik gemilere ev sahipliği yapması ile Fransa’nın ikinci büyük limanı olarak ün yapmıştır. Ayrıca İngiliz Kraliçesi ve Kraliyet ailesinin de tatil yaptığı bu şehrin sahiline verilen isim, (İngiliz sahil yolu) da buradan gelmektedir. Gündüzleri bol bol güneşlenip sahilin ve berrak mavi suları ile denizinin tadını çıkarıp harika bir Akdeniz tatili yaşayacağınız şehir muhteşem cafeleri ile göz doldurmakta. İstediğiniz yerden denize girebileceğiniz Nice’de şemsiye ve şezlong bulmakta sıkıntı çekmezsiniz öyle ki, uygun fiyata şemsiye ve şezlong kiralayan birçok işletme bulunmaktadır.

Ne Yenir Ne İçilir

Şehrin kalbinin attığı Nice meydanlarında gezinti sonrası Fransa’nın eşsiz mutfağını tatmadan dönmek olmaz elbette. Tatilinizde, Akdeniz mutfağı ile zengin bu şehirde, nefis bourgunion eti en başta denemeniz gereken bir lezzettir diyebiliriz. Vejetaryen takılan ve sebze severler için ise Nice ,Fransız topraklarının verimliliğini sofralara taşımakta. Domates, kabak, soğan ve patlıcanın saf zeytinyağında kızartılarak yapılan Nice’ın meşhur ratatouille’sini denemeden gelmeyin deriz. Zeytinyağında kızartılarak yapılan bir diğer lezzet ise Nis salatası.  Yanında içebileceğiniz bölgenin Bellet bağlarında üretilmiş en güzel şaraplarından içmenizi tavsiye ederiz. Tüm bu güzellikler ile Nice şehri balayı tatilinizin tadını çıkartacağınız enfes güzellikleri ile sizlere unutamayacağınız bir tatil geçirmenizi sağlayacaktır.

Fransız Rivierası’nın Başkenti Monaco

Fransız  Rivierası boyunca uzanan, dünya’nın en zengin ülkelerinden biri olan Monaco, her ne kadar Dünya’nın ikinci küçük ülkesi olarak geçse de aslında nüfus yoğunluğu açısından oldukça zengin ve kalabalık ülkelerden bir tanesidir. Bir yanında Fransa ve Nice şehri diğer tarafında Akdeniz sahilleri ile çevrili olan Monaco’nun, renkli gece hayatı, gösterişli kumarhaneleri, Akdeniz sahili boyunca uzanmış bar ve cafeleri, parıltılı kumsalı ve denizi ile eşsiz bir balayı tatili geçirilebilecek, ideal bir tatil yeri.   Tüm otellerde ve barlarda gece hayatı gayet aktif olan Monaco’da, özellikle balayı tatili yapanlar için hemen hemen her otelde eğlenmek ve kumar oynamak mümkün. Dünya’nın en zengin insanlarının evlerinin de yer aldığı Monaco’da, rüya gibi bir balayı geçirmemeniz  olanaksız.

Küçük bir ülke olan Monaco’da havaalanı bulunmamakta, nedeni ise Nice şehrine yakınlık ve demir ağı, karayolları ve deniz ulaşımının oldukça yaygın olması. Balayını Monaco’da geçirmek isteyenler için havayolu ile Fransa’nın Nice şehrine, oradan isterseniz karayolları, isterseniz demiryollarını kullanarak tren ile veya kısa bir helikopter yolculuğu yaparak Monte Carlo şehrine ulaşmanız mümkün. Araç ile ulaşmak isteyenler için yol boyunca eşsiz manzara hâkim; herhalde bir insanın hayatı boyunca görebileceği en keyifli ve en eğlenceli yollardan bir tanesidir dersek yanlış olmaz.

Dünya’nın En Zengin Şehirlerinden Monte Carlo

Nice’den kısa bir yolculuk ile ulaşılan Monte Carlo, kıvrım kıvrım sokakları, bakımlı caddeleri, sarının hâkim olduğu ışıklı yolları ile balayı tatilinizde görmeniz gereken eşsiz bir yer. Kumarhaneleri ile zengin bir şehir olan Monte Carlo, Fransız Rivierası boyunca uzanan Deniz Alplerinin eteklerinde yer almakta. Denize karşı inşa edilen bu şehir de birçok görkemli casino, opera binası,  şehrin farklı noktalarında yer alan rölyefler, heykeller, cafe ve barlar ve 3 tarafı denizler ile çevrili bu şehirde eşsiz kumsallarda tatilinizin keyfini çıkarabilirsiniz.

Monaco-Ville Bölgesi (Eski Şehir)

Ville bölgesi olarak geçen bu bölge, Monaco’nun en eski yerleşim bölgesidir. Balayınızda Monaco Kraliyet Ailesinin yani Grimaldi ailesinin yaşadığı saray burada yer almakta. Bu saray için, görmeden dönmemeniz gerek bir yapı diyebiliriz. Fransız Rivierası’nın en köklü ailesinden olan Kraliyet ailesi halen bu sarayda yaşamakta.

Monaco Fontvieille Bölgesi

Tamamen denizin kum ile kapatılarak yapıldığı cafelerin, restoranların ve alışveriş merkezlerinin olduğu Fontvieille’de küçük bir marina, Prens Albert’ın arabalarının ve eski Formula arabalarının yer aldığı bir de müze bulunmaktadır.

Monaco La Condamine Bölgesi

    Balayı tatili geçirmek için sıklıkla tercih edilen Monaco’nun La Condamine Bölgesi Monaco’nun liman bölgesi olarak bilinir. Limandan kalkan tekneler ile Monaco’yu denizden keşfedebilir, yat limanını gezerken birbirinden farklı lüks yat ve tekneleri keşfedebilir, lüks hayatın görkemine şahit olabilirsiniz.

 

 Ne Yenir Ne İçilir

Dünya mutfaklarından örnekler ve lezzetler bulacağınız Monaco’da sıklıkla Akdeniz mutfağından örnekler karşınıza çıkacaktır. Balayı tatilinizde Fransız ve Akdeniz mutfağından eşsiz tatlar tadabilirsiniz. Özellikle, şehrin iç kesimlerinde et yemekleri ile meşhur restoranlar mevcut. Burada, Fougasse, Stocafi ve Socca gibi yemek türleri Monaco’ya özgü lezzetlerdendir. Ayrıca balkabağı ve pirinç doldurularak yapılan hamur işleri de ayrıca tadılması gereken lezzetler arasındadır.


Fiji ‘ye  Yolculuk

Türkiye’ye vize uygulamayan ülkelerden biri olan Fiji’nin başkenti Save’dir. Fiji 322 ada ve 522 küçük adacıktan oluşur. Pasifik Okyanusu’nun güneyinde, 150 milyon yıl önce volkanik aktivitelerle oluşmuş bir ülkedir. Türkiye’den Fiji’ye direk uçuş bulunmamaktadır. Fiji’ye gitmek istiyorsanız 2 ya da 3 kez aktarma almanız gerekir. Ilık bir iklime sahip olan ülkenin ziyaret için en uygun dönemi Mayıs ve Eylül ayları arasıdır. Ülkenin en büyük adası başkentin de içinde olduğu Vitu Levu adasıdır.

                             En güzel Fiji Otelleri


 Tapınaklar Ülkesi Kamboçya

Resmi adı Kamboçya Krallığı, yerel halkın dediği gibi Khmer Krallığı, yaklaşık 15 milyon nüfusa sahip bir Asya ülkesidir. 1953 yılına kadar Fransa’nın sömürgesi olan Kamboçya, kuzeybatıda Tayland, kuzeydoğuda Laos, doğuda Vietnam ve güneybatı kıyılarında Tayland Körfezi ile çevrilmiş, bölgenin tapınakları ile ünlü bir ülkedir. Ülkede bitki ve hayvan çeşitliliği bulunmaktadır. Yüzlerce memeli, sürüngen, kuş türleri, tatlı su balıkları ve deniz canlısı türü görmeniz mümkün olan Kamboçya’da, bu çeşitliliğin büyük bir bölümü Tonle Sap Gölü etrafında toplanmıştır. Ayrıca, orman bitki örtüsü ile dünyada ilk sıralamaya giren Kamboçya’nın Türkiye’ye uyguladığı vize kolaylığı ile son yıllarda tatilcilerin dikkatini çekmiş ülkeler arasında yerini almıştır. Budizm, Hinduizm, Angkorian kültürü, Fransız sömürgeciliği ve modern küreselleşme de dâhil pek çok dine ev sahipliği yapması, Kamboçya’nın dini kültürüne çeşitlilik kazandırarak ülkeyi gezmeye gelenlere bu özelliği ile de farklılık katmıştır.

Muson rüzgârlarının hâkim olduğu ülkede iki mevsim yaşanmaktadır. Kasım ve Nisan ayına kadar nemin, yağışın ve hava sıcaklığının 40 dereceye kadar çıktığı kuru mevsim ve Mayıs-Kasım arası nemli, sıcak ve yağışlı geçen yağmurlu mevsimdir.  Oldukça ucuz olan Kamboçya’da daha çok Amerikan doları geçmektedir. Ucuz ve alternatif balayı tatili yapmak isteyenler için eşsiz bir fırsat olan Kamboçya’da gezilecek pek çok yer olduğu gibi gündüzleri sahillerinde denize girebilir, renkli ve egzotik gece hayatı ile sabahlara kadar eğlenebilirsiniz. Ayrıca, Kamboçya ay takvimine göre düzenlenen ve Kraliyetin büyük destek verdiği pek çok festivale de ev sahipliği yapmaktadır. Mayıs ayında Kraliyet Çiftlik Günü, Eylül ayında Pchum Ben ( Ölüleri Anma) Günü, kasım ayında ise Su günü sayabileceğimiz festivaller arasındadır.

Muhteşem Güzelliği İle Angkor Wat Tapınağı

Khmer dilinde Angkor “şehir” ve Wat “tapınak” anlamına gelen Angkor Wat, Siem Reap şehrine yaklaşık olarak 6 km. mesafede, sık ormanlar içerisine yayılmış Angkor adı verilen irili ufaklı binlerce tapınaktan oluşmaktadır.  UNESCO, bu alana Angkor Arkeolojik Parkı adını vermiştir. Tapınakların en görkemlisi ve bileneni olan Angkor Wat’da, UNESCO Dünya mirasları listesine girmiştir. M.Ö. 800’lü yıllarda yapımına başlanan tapınak şehir, Khmer’ler tarafından yapılmış ve Angkor adı verilen bu bölgede mimari ve taş yontma sanatını kullanarak çok sayıda eser inşa etmişlerdir. Tapınak, 14.yy’a kadar Hindu tapınağı iken bu tarihten sonra Budist tapınağı halini almış ve ihtişamlı Buddha heykelleri eklenmiştir.  Yeryüzünde ki en büyük dini yapı olma özelliği ile her yıl binlerce turist çeken Ankhor Wat, balayı tatili için Kamboçya’yı tercih edenlerin mutlaka görmesi gereken yerlerden biridir.

Ankhor Thom Tapınağı  

Ankhor Wat’ın birkaç kilometre kuzeyinde yer alan bu tapınak, Khmer İmparatorluğu´nun son başkenti olma özelliği ile ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Ankhor Tom tapınağı içerisinde pek çok farklı tapınak bulunmaktadır. Bayon tapınağı, Baphuon tapınağı, fillerin terası, Neak Pean tapınağı, Preah Khan tapınağı ve içlerinde en ünlüsü olan Ta Prohm tapınağıdır. Ta Prohm’un ününün sebebi ise ünlü Hollywood yıldızı Angelina Jolie’nin ünlü Lara Croft’u ( Tomb Rider) burada hayat bulmuştur.

 

Tonle Sap Gölü

Tonle “büyük” ve Sap “özsu” anlamına gelen Tonle Sap gölü, dünyanın doğal harikalarından birisidir. Güneydoğu Asya’nın ve Kamboçya’nın en büyük su rezervi olması ile göl, ayrı bir ilgi görmektedir. Tonle Sap’ta her şey su yüzeyinde yaşamaya göre planlanmıştır. Göl üzerinde yaklaşık olarak 30.000 kişi yaşamaktadır. Karaya hiç ayak basmadan hayatlarını sürdüren sıcakkanlı bu insanlar ile göl üzerinde tekneler sayesinde sohbet edebilir, alışveriş yapabilirsiniz. Ayrıca, nehrin üzerinde balık, karides ve timsah çiftliklerini de gezerek kendinizi bambaşka bir atmosferde hissedebilirsiniz.

Sihanoukville

Sihanoukville, ülkenin en popüler tatil beldelerinden bir tanesidir. Ucuzluğu, sakinliği ve güzel sahil şeridi ile balayı tatili yapanlar için oldukça cazip bir yer olma özelliğini korumuştur. Sihanoukville’de uygun fiyata bungalov evlerde konaklayabilir, ıssız ve eşsiz denizi olan Ochheuteal plajında denize girebilirsiniz. Ayrıca bölge, renkli gece hayatının merkezi sayılmakta ve herkese hitap eden bar ve gece kulüpleri ile çevrelenmektedir. Şehrin merkezinde bulunan pazarlar mutlaka görülmesi gereken yerler arasındadır. Taze meyveler, lezzetli çorbalar ve çeşitli otantik yemeklerin hepsini burada tadabilirsiniz.

Kep

Kamboçya halkının tatil beldesi olan Kep, ufak bir kasaba havasındadır. Tüm şehri bisiklet ile turlamak, şehri gezmenin alternatif bir yoludur. Deniz ürünleri ile meşhur olan Kep’in sığ plajı, denize girmeyi sevenler için iyi bir seçim olmakta ve deniz altında yapılacak dalış ile de farklı deneyimler yaşamanızı sağlayacaktır.

Ne Yenir Ne İçilir

Khemer mutfağı, Kamboçya mutfağının temelini oluşturmaktadır. Bol miktarda, su, pirinç, tatlı su ürünleri, en çok kullanılan temel malzemelerdir. Tropikal meyveler, çorbalar ve farklı malzemelerden hazırlanmış noodlelar en çok tüketilen yemekler arasındadır. Yerel balık ezmesi olan Prahok, en çok kullanılan soslardandır. Çok fazla baharat kullanılan Kamboçya mutfağında, yengeç etinden yapılmış K’dem, biftek etinin marine edilmesi ile hazırlanan Lok lak, ananas, domates, balıketi ve noodlela yapılmış Somlah Machou Khmae mutlaka yemeniz gereken lezzetler arasındadır. Ayrıca, sokaklarda kızartılmış böcek ve örümcek gibi alışkın olmadığımız yiyeceklerde satılmaktadır.

              Capri Adası- İtalya

Napoli körfezinin güneyinde, Sorentino yarımadasının 5 km açıklarında, Tiran denizinde yer alan Capri adası,  Napoliye bağlıdır. Yöre halkı tarafından İtalyanların incisi olarak bilinir. Tarihi çok eskilere dayanan Capri adası, Roma İmparatorluğu’ndan bu yana bölgede yaşayanların gözde sayfiye yerlerinden bir tanesi.

Capri’ye ulaşım deniz otobüsleri ile yaklaşık olarak 1,5 saatte yapılacak muhteşem manzaralı yolculuk ile sağlanmakta. İmparatorluk döneminden kalan mimarisi, eşsiz mavi mağaraları, gökyüzüne kadar uzanan tepeleri ile görenleri büyüleyen Capri adası unutulmaz bir balayı tatili yaşamak isteyenlerin yaz aylarında Avrupa’da en çok tercih ettikleri adalar arasında. Napoli’ye yakın olması ve Roma İmparatoru Tiberius’un adaya 12 villa yaptırarak, ölümüne kadar ülkeyi buradan yönetmesi ve adayı yönetim merkezi haline dönüştürmesi, günümüzde, İtalya’da en çok turist çeken yerlerden bir tanesi olmasına sağlıyor.

Adada Capri ve Anacapri olarak iki yerleşim bölgesi bulunmaktadır. Anacapri, bölgenin daha yüksek yerlerine, Capri ise aşağı sahil kesimini adlandırır. Capri’ye  araba ile yaklaşık  10 dakikada ulaşılabiliyorsunuz. Özellikle, yol boyunca eşsiz manzara ve birbirinden lezzetli meyve ağaçları, turistlerin yaya olarak ulaşımı tercih etmelerini sağlamaktadır. Ayrıca, Anacapri’de alışveriş yapılabilecek ve Capri adasına özgü Limoncello likörü içebileceğiniz birçok cafe de bulunmaktadır. The Phonenician Steps olarak adlandırılan ve denize kadar inen 800 basamaklı tarihi merdivenler  Anacapri’de yer almakta ve eşsiz manzarası eşliğinde sahile kadar uzanmaktadır. La Piazetta, Capri’nin şehir merkezine verilen isimdir ve buradan ünlü Marina Picola ve Marina Grande limanlarına ulaşılır. Yine merkezde yer alan Santo Stefano Katedrali de Capri adasında mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Ayrıca balayı tatili yapanlar için Capri adasında mutlaka görülmesi gereken yerler arasında;

Piazza Umberto Meydanı

Birbirinden hoş kokulu çiçeklerle bezenmiş dar sokakları, her yerden kolaylıkla görülen masmavi denizi, hediyelik eşya dükkânları, şık cafe ve restaurantları, şirin küçük evleri ile çevrelenmiş Piazza Umberto Meydanı adanın yaşam merkezi olarak konumlanmıştır. Ayrıca meydanda, 17. Yüzyıldan kalma kilise, saat kulesi, belediye binası ve antik girişin üzerinde yer alan çan kulesi de yer almaktadır.

Casa Rossa

Anacapri’de yer alan Casa Rossa, 1899 yılında yapımı tamamlanmış ve kırmızı boyası ile turistlerin dikkatini çeken, şuan da ise sanat evi olarak kullanılan farklı mimarisi ile ziyaret edilmesi gereken yerlerden bir tanesidir.

Villa San Michele

1885 yılında Capri adasının kayalıkları üzerine konumlanmış bu muhteşem yapı, Napoli körfezine bakmakta ve Yunan tapınaklarını andırmaktadır. San Michele’e adanmış antik şapel kalıntıları üzerinde bulunan Villa San Michele’nin bahçesinde ise, Yunan mezarı ve granit bir sfenks heykeli yer almakta.

Certosa Di San Giacomo

Barok dönemi fresklerinin bulunduğu bu kilise, bir dönem keşişlerin yaşadığı bir manastırmış. Manastır günümüzde bir liseye dönüştürülmüştür. Manastırda dünyaca ünlü sanatçıların eserlerinin  sergilendiği Quarto del priore ve Alman ressam Diefenbach ‘ın eserleri mutlaka görülmesi gerekenler arasındadır.

 

Carthusian Manastırı

Adanın sanat merkezi olarak adlandırılan bu manastır ise, adanın önemli bir dini buluşma merkezi olarak adlandırılmakta. İçerisinde, kütüphane, müze, kilise ve sergi sarayına ev sahipliği yapan bu yapı görülmeye değer güzelliktedir.

Marina Piccola

Capri adasının en muhteşem ve en ünlü plajlarından olan Marina Piccola deniz ve doğaseverlerin uğrak yeridir. Plajda birçok tesis ve havuz bulunmakta. Doğaseverlerin sıklıkla ziyaret ettikleri bu eşsiz güzellikteki sahil, filmlere dahi konu olmuştur.

Grotta Azzurra Mağarası

Bölgenin en etkileyici yerlerinden bir tanesi olan Grotta Azzurra Mağarası, Mavi Mağara olarak dünyaca ün yapmıştır. Adını berrak mavi sudan alan mağaranın içerisine, küçük tekneler ile girilmektedir.

Solaro Tepesi 

Anacapri’den teleferik ile 12 dakikada ulaşabileceğiniz Solaro tepesi, adanın en yüksek tepesidir. Balayı tatilini Capri adasında geçirenler için, buradan adanın eşsiz manzarasını izlemek bir ayrıcalıktır.

 

Salora Tepesi’nden Görünüş

 Ne Yenir, Ne İçilir

Adanın deniz ürünleri ile meşhur mutfağından deniz mahsullü risotto, spagetti ve bir başka güzel olan ince hamurla yapılan İtalyan pizzasınız tadabilirsiniz. Capri’nin, meşhur limonundan yapılmış dondurmalarını tatmak, ayrıca limonçello likörü içmek de Capri adasından dönmeden tadılması gereken lezzetler arasındadır.

Santorini  

Akdeniz´in en güzel adalarından biri olan Santorini´de romantik bir balayı geçirmek isteyen çiftler için istenilen her şey var. Muhteşem bir günbatımı izleyebilir, Perivolos plajında siyah kumlarda uzanarak dinlenebilir, Oia köyünü keşfedebilir, sade ve zevkle döşenmiş otel odalarında konforlu bir tatil geçirebilirsiniz.

              Capri Adası- İtalya

Napoli körfezinin güneyinde, Sorentino yarımadasının 5 km açıklarında, Tiran denizinde yer alan Capri adası,  Napoliye bağlıdır. Yöre halkı tarafından İtalyanların incisi olarak bilinir. Tarihi çok eskilere dayanan Capri adası, Roma İmparatorluğu’ndan bu yana bölgede yaşayanların gözde sayfiye yerlerinden bir tanesi.

Capri’ye ulaşım deniz otobüsleri ile yaklaşık olarak 1,5 saatte yapılacak muhteşem manzaralı yolculuk ile sağlanmakta. İmparatorluk döneminden kalan mimarisi, eşsiz mavi mağaraları, gökyüzüne kadar uzanan tepeleri ile görenleri büyüleyen Capri adası unutulmaz bir balayı tatili yaşamak isteyenlerin yaz aylarında Avrupa’da en çok tercih ettikleri adalar arasında. Napoli’ye yakın olması ve Roma İmparatoru Tiberius’un adaya 12 villa yaptırarak, ölümüne kadar ülkeyi buradan yönetmesi ve adayı yönetim merkezi haline dönüştürmesi, günümüzde, İtalya’da en çok turist çeken yerlerden bir tanesi olmasına sağlıyor.

Adada Capri ve Anacapri olarak iki yerleşim bölgesi bulunmaktadır. Anacapri, bölgenin daha yüksek yerlerine, Capri ise aşağı sahil kesimini adlandırır. Capri’ye  araba ile yaklaşık  10 dakikada ulaşılabiliyorsunuz. Özellikle, yol boyunca eşsiz manzara ve birbirinden lezzetli meyve ağaçları, turistlerin yaya olarak ulaşımı tercih etmelerini sağlamaktadır. Ayrıca, Anacapri’de alışveriş yapılabilecek ve Capri adasına özgü Limoncello likörü içebileceğiniz birçok cafe de bulunmaktadır. The Phonenician Steps olarak adlandırılan ve denize kadar inen 800 basamaklı tarihi merdivenler  Anacapri’de yer almakta ve eşsiz manzarası eşliğinde sahile kadar uzanmaktadır. La Piazetta, Capri’nin şehir merkezine verilen isimdir ve buradan ünlü Marina Picola ve Marina Grande limanlarına ulaşılır. Yine merkezde yer alan Santo Stefano Katedrali de Capri adasında mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Ayrıca balayı tatili yapanlar için Capri adasında mutlaka görülmesi gereken yerler arasında;

Piazza Umberto Meydanı

Birbirinden hoş kokulu çiçeklerle bezenmiş dar sokakları, her yerden kolaylıkla görülen masmavi denizi, hediyelik eşya dükkânları, şık cafe ve restaurantları, şirin küçük evleri ile çevrelenmiş Piazza Umberto Meydanı adanın yaşam merkezi olarak konumlanmıştır. Ayrıca meydanda, 17. Yüzyıldan kalma kilise, saat kulesi, belediye binası ve antik girişin üzerinde yer alan çan kulesi de yer almaktadır.

Casa Rossa

Anacapri’de yer alan Casa Rossa, 1899 yılında yapımı tamamlanmış ve kırmızı boyası ile turistlerin dikkatini çeken, şuan da ise sanat evi olarak kullanılan farklı mimarisi ile ziyaret edilmesi gereken yerlerden bir tanesidir.

Villa San Michele

1885 yılında Capri adasının kayalıkları üzerine konumlanmış bu muhteşem yapı, Napoli körfezine bakmakta ve Yunan tapınaklarını andırmaktadır. San Michele’e adanmış antik şapel kalıntıları üzerinde bulunan Villa San Michele’nin bahçesinde ise, Yunan mezarı ve granit bir sfenks heykeli yer almakta.

Certosa Di San Giacomo

Barok dönemi fresklerinin bulunduğu bu kilise, bir dönem keşişlerin yaşadığı bir manastırmış. Manastır günümüzde bir liseye dönüştürülmüştür. Manastırda dünyaca ünlü sanatçıların eserlerinin  sergilendiği Quarto del priore ve Alman ressam Diefenbach ‘ın eserleri mutlaka görülmesi gerekenler arasındadır.

 

Carthusian Manastırı

Adanın sanat merkezi olarak adlandırılan bu manastır ise, adanın önemli bir dini buluşma merkezi olarak adlandırılmakta. İçerisinde, kütüphane, müze, kilise ve sergi sarayına ev sahipliği yapan bu yapı görülmeye değer güzelliktedir.

Marina Piccola

Capri adasının en muhteşem ve en ünlü plajlarından olan Marina Piccola deniz ve doğaseverlerin uğrak yeridir. Plajda birçok tesis ve havuz bulunmakta. Doğaseverlerin sıklıkla ziyaret ettikleri bu eşsiz güzellikteki sahil, filmlere dahi konu olmuştur.

Grotta Azzurra Mağarası

Bölgenin en etkileyici yerlerinden bir tanesi olan Grotta Azzurra Mağarası, Mavi Mağara olarak dünyaca ün yapmıştır. Adını berrak mavi sudan alan mağaranın içerisine, küçük tekneler ile girilmektedir.

Solaro Tepesi 

Anacapri’den teleferik ile 12 dakikada ulaşabileceğiniz Solaro tepesi, adanın en yüksek tepesidir. Balayı tatilini Capri adasında geçirenler için, buradan adanın eşsiz manzarasını izlemek bir ayrıcalıktır.

 

Salora Tepesi’nden Görünüş

 Ne Yenir, Ne İçilir

Adanın deniz ürünleri ile meşhur mutfağından deniz mahsullü risotto, spagetti ve bir başka güzel olan ince hamurla yapılan İtalyan pizzasınız tadabilirsiniz. Capri’nin, meşhur limonundan yapılmış dondurmalarını tatmak, ayrıca limonçello likörü içmek de Capri adasından dönmeden tadılması gereken lezzetler arasındadır.

Santorini  

Akdeniz´in en güzel adalarından biri olan Santorini´de romantik bir balayı geçirmek isteyen çiftler için istenilen her şey var. Muhteşem bir günbatımı izleyebilir, Perivolos plajında siyah kumlarda uzanarak dinlenebilir, Oia köyünü keşfedebilir, sade ve zevkle döşenmiş otel odalarında konforlu bir tatil geçirebilirsiniz.

Bali

Sadece Endonezya’nın değil Güneydoğu Asya’nın da, en popüler destinasyonlarından biri olan Bali, balayı tatilinde çiftlerin en çok tercih ettiği, tatil yerlerinden biridir. Cana yakın ve turist sever bir ada olan Bali’nin nüfusu 4 milyona yakındır. Endonezya’nın Müslüman nüfusunun aksine adanın hemen hemen tamamı Hindu dinine sahip. Bali tarzı sunaklar her restoranın, otelin ve evin bahçesinde bulunur. Sunaklarda tüm gün boyunca tanrılara ikramlar sunulur. Endonezya’da iki mevsim yaşanır. Yağmurlu 6 ay ve kuru sezon 6 ay sürer. Türk vatandaşlarına havaalanında belli bir ücret karşılığında vize veriliyor.

           En güzel Ubud Otelleri